Farkındalık & Kapitalizm

Yazar: Misafir Yazar

“Kapitalizm meditasyon dahil tüm ruh sağlığı hareketini eninde sonunda çökertecek. Onu er ya da geç tüketilebilir bir ürüne çevireceğiz.”

Meditasyon yapmaya karar verdiğimi söylediğim bir arkadaşım bana aynen bu tepkiyi vermişti. Ben genellikle çok stresliyimdir, özellikle de işim söz konusu olduğunda. İş yaparken hep gerilirim. Meditasyonu denemeyi bu yüzden istiyordum. Bu dediğim konuşma birkaç sene önce, meditasyon ve farkındalık henüz böyle moda olmamışken gerçekleşti. İnsanlar bunların daha yeni farkına varıyorlardı. O gün arkadaşımla biraz dalga geçmiş, onu fazla şüpheci olmakla suçlamıştım. Fakat etrafımdaki dünyaya baktığımda acaba haklı mıydı, diye merak eden bir yanım var.

Farkındalık & Kapitalizm

Önce size zemini hazırlayayım: Meditasyonu arkadaşımla bu konuşmayı yaptıktan kısa bir süre sonra ilk defa denedim. Denemem başarısızlıkla sonuçlandı. Henüz meditasyona hazır olmadığıma, olduğumda tekrar deneyeceğime karar verdim. Aradan yıllar geçti ve ben bu zaman zarfında meditasyonla, farkındalığın nasıl popülerleştiğine tanık oldum.

Aslında popülerleşmekte olan sırf meditasyon ve farkındalık değildi: çiğ gıdalar, siprulina, farkındalıklı beslenmek, farkındalıklı cinsellik… Bir de baktım bu harika konsept her endüstriye girmişti. Meditasyon ve farkındalık uygulamalarından tutun, meditasyon tatilleri ve merkezlerine, kitaplarına, web sitelerine, DVDlerine, çalışanlar için eğitimlere kadar her şey vardı. Meditasyon her yanımı sarmıştı.

“Abartıyorsun,” diyordum kendi kendime, “İnsanların kendileri için faydalı bir şey yapıyor olmaları çok güzel aslında. Arkadaşın öyle dedi diye bu kötüymüş gibi düşünüyorsun.” Peki, gerçekten yanılıyor muydum? Bu sorunun cevabını bulmanın tek bir yolu vardı. O yüzden düzinelerce web sitesini inceledim, konu hakkında çeşitli uzmanlarla, gazetecinin neler dediklerine baktım. Arkadaşımın haklı olduğunu kısa sürede fark ettim. Kişisel bir sağlık yolculuğu olması gereken bir pratik birden bire kâr amacı güden bir pazara dönüştürülmüştü.

Gömülü Hazine

Arkadaşımın haklı çıktığını görmek biraz sinir bozucuydu. Aynı zamanda içimi rahatlatan bir şeydi çünkü sonunda hiç meditasyon yapamadığım için suçlu hissetmek zorunda olmadığım anlamına geliyordu. Sorun benim başarısız olmam değildi, dedim kendi kendime, sorun farkındalığın aslında bir para tuzağı olmasıydı.

Birkaç hafta sonra aynı arkadaşımla buluştum. Keşfettiklerimi onunla paylaşmadan edemedim. “Haklıydın,” dedim. “Meditasyonla ilgili her şey palavra. Acayip bir pazarlama tuzağı.” Arkadaşımın birden sesi kesildi.

“Biliyor musun,” dedi sonunda, “ben artık tam tersini düşünüyorum.” Kahvem az kalsın boğazıma kaçıyordu.

“Şöyle ki,” diye devam etti, “İnsanlara gerçekten yardım etmek isteyen yerler var. Gömülü hazine gibiler. Bulmak için aramak gerekiyor.”

Bana meditasyon ve farkındalığın ticari bir pazara dönüştürülmüş olmasına rağmen insanların bu pazardan şahsen ve spiritüel bir seviyede faydalanmalarının hâlâ mümkün olduklarını anlattı. Dediğine göre bunu meditasyon yapmayı denedikten sonra keşfetmişti.

Yaptığım araştırmadan sonra pozisyonlarımızı böyle değiştirmiş olmamızı komik buldum. Şimdi şüpheci olan bendim. O ise… Saf mıydı? Umutlu muydu? Eh, ismini her ne koyarsanız koyun gülünç bir durumdaydık. Sanırım onu dinlemeye karar vermemi de bu sağladı.

Farkındalık & meditasyon bir çözüm değil, bir rehber

Arkadaşımın anlattıklarına bakılacak olursa ortada insanlara gerçekten yardım etmek isteyen uygulamalar, kitaplar ve programlar vardı. Mesela bana anlattığı programlardan biri Meditasyon Uygulaması’ydı.

Meditasyon’u farklı kılan yalnızca insanların o anda duydukları rahatsızlığı ya da stresi bir ağrı kesici gibi azaltmaya çalışması değildi. Tek bir meditasyondan sonra tüm problemleriniz çözülecekmiş gibi yapmıyordu. Dediğine göre arkadaşımı düşünmeye, hep daha iyisini yapmaya çalışmaya ve süreç sırasında sabretmeye zorlamıştı. Kaygılarının, stresinin ve özgüvensizliğinin kökenine inmesini sağlamıştı. Uygulamayı birkaç ay kullandıktan sonra duygularının, davranışlarının ve yaklaşımlarının da kökenini inmeye başlamış, hatta bakış açısının değişmekte olduğunu fark etmişti. Piyasadaki çoğu yara bandı görevini gören ürünün aksine, üyelerine sürdürülebilir bir deneyim vermeye çalıştığı hissini veriyordu.

“Bana gerçekten çok yardımcı oldu,” dedi arkadaşım. “Yanımda hep taşıyabildiğim, mental ve duygusal konularda bana yardım eden bir terapist gibi.”

Meditasyonu denemek

Arkadaşım yine aklımı çelmeyi başarmıştı. Emin olamasam da şüpheciliğimi bir kenara koymaya karar verdim. Dürüst olmak gerekirse minicik bir parçam hâlâ meditasyonu sırf zor diye bıraktığım için suçluluk duymama neden oluyordu. Bu da bana yine o soruyu, “Ya haklıysa?” sorusunu sorduruyordu. Bir de tabii tüm uygulama, kitap, rehber ve ürünleri tek celsede silmenin doğru olmayabileceğini düşünmeye başlamıştım.

Böyle düşünedururken aslında her şeyin aynı şekilde ticarileştirilebileceğini fark ettim. Hayatımda benzeri şekilde ticarileştirilen neler olduğunu merak ettim. Gündelik hayatımda ticari bir pazarın bir parçası olmalarına rağmen kullandığım ama bana çok faydası olan onca şey varken, meditasyonu işe yaramaz diye kenara atmanın haksızlık olduğunu görmek zor değildi.

Bir ihtimal, aşırı bir genelleme yapmış, meditasyonun büyük bir kitleyi nasıl etkileyebileceğini gözden kaçırmıştım.

İşte böylece önyargılarımı kenara koyup meditasyonu tekrar denemeye karar verdim. Açıkçası başlarda bildirimlerle, yükleme tuşlarının olduğu bir uygulamanın bana spiritüel ve duygusal açıdan iyi gelebileceği düşüncesi saçma geliyordu.

Bir Meditasyon uygulaması hayatını değiştirebilir mi?

İlk meditasyonumu yaparken yerimde durmakta zorlanıyor, kıpırdanıp duruyordum. Rehberimin bana ilk söylediği şey bunun tamamıyla normal olduğuydu. Bunu ve pratiğin kendisinin zaman içinde kolaylaşacağını duymak içimi rahatlattı ve ilk meditasyonumu bitiriverdim.

Bana nasıl meditasyon yapılacağını öğreten başlangıç meditasyonlarını bitirdikten sonra kaygı ile ilgili bir seriyi açtım. Bir yanım arkadaşımı haksız çıkarmaya can atıyordu. Bu serinin bana o bilindik “biraz derin nefes al ve sakinleş” basmakalıplarını sunmasını bekliyordum. Oysa seri bunu yapmaya yanaşmadı bile. Bunun yerine kaygılarımın altında yatan sebepleri keşfetmemi sağlamaya çalıştı. Bana bir çözüm sunuluyormuş gibi hissetmedim, daha ziyade meditasyonlar beni duygularımı, davranışlarımı ve tepkilerimi daha iyi anlamaya itiyormuş gibi geldi.

Çalışırken hep gergin olduğumu söylemiştim. Her gün Yapılacak İşler Listeme bakardım ve baktığım anda kalbim daha hızla atmaya başlardı. Bazı günler nefesim kesiliyormuş gibi olurdu. Serideki meditasyonlar beni neden böyle kaygılandığımı düşünmeye sevketti. Ne de olsa dünyada benim kadar yoğun çalışan ama benim gibi streslenmeyen pek çok insan vardı. Beni onlardan farklı kılan neydi?

Zaman içinde kaygılarımın ve stresimin ardında başarısız olma korkusunun yattığını fark ettim. Başarısız olup iş verenlerimi yüzüstü bırakmaktan öylesine korkuyordum ki aşırı hızlı çalışmaya çalışıyor, nefes nefese kalıyordum. Bu korkunun farkına varmak üstünde çalışmaya başlamamı sağladı. Bir gecede değiştim diyemem elbette. Bu epey yavaş bir süreçti. Hatta arada sırada hâlâ paniklemek üzere olduğumu hissederim. Fakat artık bunun neden olduğunu anladığımdan ne yapacağımı, kendimi nasıl sakinleştireceğimi biliyorum.

Meditasyona olan bakış açımın yıllar için de nasıl da değişmiş olduğunu görmek oldukça tuhaf bir deneyim. Geri dönüp baktığımda mediyasyonun bana nasıl sunulduğuna değil de ne katabileceğine odaklandığıma seviniyorum.

Bunun tartışmalı bir konu olduğunun farkındayım. O yüzden sizlerin de fikirlerinizi almak, bakış açılarınızı keşfetmek isterim. Şahsen konu hakkında bolca gelgit yaşadığımdan insanların neden bir telefon uygulamasının duygusal ve spiritüel bir değişim yaşamalarını sağlayabileceğinden şüphe ettiklerini görebiliyorum.

Konu hakkındaki yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda okumayı bekliyor olacağım!

2 yorum

  • birtanrimisafiri

    Yeniden merhaba ,evet meditasyon çokderinlemesine bir dünya.Tam odaklanmak ve motive olarak zihine hükmedebilmek gerek.
    Ben meditasyon yapma eğiliminde bulundum.Ancak konsantre olamadım,kafam dağıldı kendi kendime güldüğüm anlar bile oldu ne yapıyorum diye.Ama şunu farkettim farkındalığı çok yüksek biriyim baktıgım yere mental olarak değil iyi gözlemleyerek hissederek güzelliğini keşfederekyaşıyorum.Bu doğa olabilir arkadaşlar aile eşya iş ne olursa kıymet vererek yaşamaya calısıyorum.-Tekrar meditasyon yapmakisterim hangi aşama ile başlayabilirim?

    • Aslında zihne hükmetmek yerine onu gözlemlemek en önemlisi. Çoğu zaman meditasyonun öznel bir rehber olduğunu, kendimizi anlamak için kendimize ayırdığımız bir zaman olduğunu unutup onu “doğru” yapmaya çalışıyoruz. Halbu ki meditasyonu doğru yapmak diye bir şey yok. Yargılarla dolu zihnimiz ilk oturuşlarımızda kendini hemen gösteriyor ve “yapamıyorum”, “bana göre değil” gibi sonuçlara varıyor. Aslında meditasyon sırasında yapmaya çalıştığımız en önemli şey, kendi doğamızı fark etmek. Ben neler düşünüyorum, neler hissediyorum? Hangi düşünceler bende ne gibi hisler oluşturuyor? Tam şu anda bedenimde ve etrafımda neler oluyor? İlk başta zor olsa bile, her gün 5 dakika nefese odaklanmaya çalışarak, nefesi veya düşünceleri kontrol etmeye çalışmadan sadece olağan halini izleyerek başlayabilir misin? Meditasyon uygulamasındaki Merhaba veya Nefes meditasyonlarından başlayabilirsin. Sonrasında Farkındalık 1-2 programlarını yaparak aslında anda olmanın, farkında olmanın yapı taşlarını öğrenebilirsin. Durağan haldeki bakış açısını öğrendikçe, bu farkındalığı hayata da daha iyi uygulayabileceksin.

Bir cevap yazın