Zor Duyguları Yönetmek

Hayat, sürprizlerle dolu… Yaşamımız boyunca bazen bizi sevindiren, bazen de çok üzen olaylarla karşılaşabiliyoruz… İşten ayrılıyoruz, bir yakınımızı kaybediyoruz, sağlığımız bozuluyor, finansal sorunlarla veya başarısızlıklarla karşılaşıyoruz ve bu olaylar çoğu zaman hiç beklemediğimiz anlarda karşımıza çıkıyor.

Bu gibi hallerde, olaylara bakış açımız ve attığımız sonraki adımlar, aslında çektiğimiz ızdırabın, acının miktarını ve bu ızdırapla nasıl yaşayacağımızı belirliyor. Kriz teşkil eden durumlar karşısındaki tutumumuz, attığımız adımlar ve zihin sağlığımızı koruma yöntemlerimiz, bu dönemleri ne kadar yoğun yaşadığımız konusunda belirleyici oluyor.

Zihnimiz çoğu zaman, güçlü duygular uyandıran durumlarla karşılaştığında ilk başta duraklar, ne yapacağını pek bilemez. Sonrasında ise bu duyguyla savaşmaya çalışır. “Bunu hissetmek istemiyorum!” düşüncesi, bu zor duygularla her geçen gün daha çok savaşmamıza, daha fazla mücadele vermemize neden olur. Savaştıkça da bu duyguyu içimizde yoğunlaştırır, büyütmeye başlarız. O duygunun yoğunluğu ne kadar artarsa, duygu ne kadar büyürse, onu dindirmek de o kadar zorlaşır.

İşte tam da bu zamanlarda, bu gibi duygular ile yaşayabilme konusunda, farkındalık meditasyonları ve pratiklerinin bize yardımcı olduğunu biliyoruz. Peki meditasyon zor duyguların yönetimiyle ilgili olarak bize nasıl yardımcı oluyor?

Meditasyon sırasında;

Kendimizle başbaşa kalabiliyoruz. Gün içinde çevremizde, sesler de dahil, pek çok uyaran ile hayatımızı sürdürüyoruz; bu da kendimizle başbaşa kalmamıza engel oluyor… Zor duygular ile başa çıkmaya çalışırken ise, bir başkasının sözlerine, davranışlarına gerçeklikten uzak anlamlar yükleyebiliyor; kendimizi iyi hissettirecek cümleleri, tesellileri ararken sağlıklı düşünemeyebiliyoruz. Bir nevi, düşüncelerimizi, çevremizdekiler belirliyor, yönlendiriyor. Bunun sonucunda hep etkilenen ve yön değiştiren zihin, kendimizle yüzleşmemizi engelliyor. Meditasyon sırasında kendimize soruyoruz: Gerçekten ne hissediyorum? Ne düşünüyorum? Meditasyon sırasında sen de kendine bu soruyu sormayı dene, kendinle başbaşa kalmanın nasıl hissettirdiğine bir bak…

Değiştirip, değiştiremeyeceklerimizin farkına varıyor, terk etmemiz gereken duyguları terk ediyoruz, terk etmeyeceklerimizi kabul ediyoruz. Kendimizle başbaşa kaldıkça, o zor duyguları yaşamamıza sebep olan olayın bizde yarattığı etkiyi ve bunun nedenlerini daha iyi anlayabiliyoruz. Olayla duyguların arasındaki bağı anladıkça, sıra bunu kabul etmeye geliyor. “Bu konu hakkında bir şey yapabilir miyim? Yapabilirsem ne yapabilirim? Yapamıyorsam bu duyguları nasıl kabul edebilirim?”… Unutma ki, değişim kabul ile başlar. “Ne kadar şanssızım!”, “Niye benim başıma geldi?” gibi düşünceler aslında kabul etmemizi engellediği gibi, içimizde bu durumla gereksiz yere savaşmamıza sebep olur. Meditasyon esnasında gözlerimizi kapatıp, duygu ve düşüncelerimizle başbaşa kaldıkça, onları görerek kabul etmeye başlar; ve böylece de değişimin kapısını aralarız.

Kendimize ve çevremizdekilere şefkat duymaya başlıyoruz.  Normal akışında beynimiz neden-sonuç ilişkisine dayalı çalışıyor. Her adımımızı gerekçelendirme, her olanı bir nedene bağlama ihtiyacı duyuyoruz. “Peki ama neden?” sorusu, pek çok olay ve tecrübeye karşı hepimizin aklına en sık gelen sorulardan biri olduğu gibi, bu soru, özellikile zor zamanlarda, zehirli okları kendimize veya çevremizdekilere yönlendirmemize sebep olabiliyor. Yani suçlayıcı bir tavırla bir “günah keçisi” bulma arayışımız, bazen verimsiz bir saldırganlığa dönüşüyor. Meditasyon pratikleriyle ise hiç kimsenin veya hiçbir şeyin kusursuz olmadığının farkına varıyoruz. Kendimizi olayları tarafsız şekilde değerlendirerek, kontrol edemediğimiz konularla ilgili olarak kendimizi suçlamak yerine kendimize şefkatle, sevgiyle yaklaşıyoruz.

Farklı bir bakış açısı kazanıyoruz. Meditasyon sırasında keşfettiklerimizin sınırı kendi hayal gücümüz ve algı zenginliğimizle çiziliyor. Gözlerimizi kapattığımızda ve kendi duyu, duygu ve düşüncelerimizi izliyorken farkına vardığımız hususlar, bize yeni bakış açıları kazandırıyor.

Peki neler yapmalısın?

Nasıl hissettiğine ya da ne düşündüğüne bakmadan, kendine her gün kısa bir zaman ayırarak, farkındalık meditasyonlarını deneyebilirsin. Nefesine, bedenine, duygularına ve düşüncelerine odaklanmayı deneyebilirsin. Böylece zihin kaslarını geliştirebilir, zihninin koşturmacasına tanık olmayı öğrenir, farkındalığını artırabilirsin. Bunun sonucunda zor duygular altında ezilmeden, bu duygulara tanık olabilmenin dayanılmaz hafifliğine tadacaksın.

2 yorum

  • Bes ay once basladim benim icin iyi oldu devam ediyorum onerilebilir bir program Dr.Mu

  • Bes ay once basladim benim icin iyi oldu devam ediyorum onerilebilir bir program Dr.Mu ne yazmaliyim hicmi ilgilenmeyeyim?!

Bir cevap yazın