Meditasyonla İlahi Aşkı Kucaklamak

Yazar: Jack Childs

En Büyük Korkunla Hiç Yüzleştin mi?

En büyük korkunla yüzleşmek için beklentileri aşıp aşk dediğimiz o delice duyguya kucak açman gerek.

Benim en büyük korkum ne miydi? Girdiğim ilişkilerde partnerime gerçekten açılmaktı. Bunun sebebi ise çocukken cinsel tacize uğramış olmamdı. Bir Yüksek Performans Spor Koçu olarak çok büyük başarı elde etmiştim, İç Huzur Koçu olarak da öyle. Birkaç senemi çok önemli öğretmenlerle birlikte çalışmaya verdikten sonra da meditasyon alanında kendimi başarılı kabul etmeye başlamıştım. Buna karşın yakın ilişkiler kurmakta hâlâ zorlanıyordum.

Neden mi?

Çünkü ilişki anlayışım korkuya dayalı beklentilerin üstüne kuruluydu.

Korkuya dayalı beklentilerimiz kendimizi şartlama şeklimizden, geçmiş deneyimlerimizden ve aklımızın bir şeyleri “bilmek” zorundalığını hisseden yanından doğar. Aklımız güvenli bir son, hikâyelerimize uyabilecek bir gidişat, güvenli bir yaşam şekli ister.

Bu dünyada yaşayabilmek istiyorsak birtakım konularda pratik beklentilerimizin olması gerek. Olaya yakın ilişkiler örneği üstünden bakacak olursak; yaşadığımız toplumda hangi yaşta bir ilişkiye girmenin uygun kabul edileceğine ve hangi rollerin üstlenileceğine dair birtakım beklentiler var. Bunlardan korkuya dayalı olanlar hayatımıza gerçek bir değer katmaz. Sebepleri genellikle ihtiyaçlarımızın çeşitli şekillerde karşılanmadığı çocukluklarımızda yatar.

Meditasyon bize bu konuda nasıl yardım eder?

İlişkilerimdeki olumsuz koşullanmamı eninde sonunda yenebilmiş olmamı düzenli olarak meditasyon yapmama borçluyum. Meditasyon pek çok farklı içsel olma hallerini ve deneyimleri keşfetmemizi sağlayabiliyor. Ancak onu asıl değerli kılan günlük hayatımızda bizi yüceltmesi.

Meditasyon yaparken odaklanmamız gereken çok önemli iki şey var:

  1. Gündelik hayatımızda iyileştirmek istediğimiz bir şeye karşı olumlu bir bakış açısı,
  2. Nasıl hissedeceğimize ya da yaptıklarımızın nasıl görüneceğine dair hiçbir beklenti sergilemediğimiz içsel bir duruş.

Olumlu bir yaklaşım sergilemeye niyet ettiğimizde ayaklarımızı yere sağlam basabilir ve pratik davranabiliriz. Bunu her alanda yapabiliriz: İster daha derin bir uyku çekmek isteyelim, ister daha az streslenmek, ister endişelerimizi bir kenara koymak ya da ilişkimizi düzeltmek…

Çoğu meditasyoncu meditasyonlarına olumlu bir bakış açısıyla yaklaşırlar ama meditasyonlarından içsel beklentileri oldukları için etkilerini epey sınırlarlar.

Korkuya dayalı beklentilerimiz kendimizi şartlama şeklimizden, geçmiş deneyimlerimizden ve aklımızın bir şeyleri “bilmek” zorundalığını hisseden yanından doğarlar.

İçsel beklentilerimiz meditasyonun nasıl bir his olması, nasıl görünmesi gerektiği konusundaki beklentilerimizden doğar. En iyi şekilde meditasyon yapabilmek için bence karşımıza çıkan her şeyi kabul edip ona güvenebilecek bir iç duruş benimsememiz lazım. Meditasyon yaparken karşılaştığımız tüm bedensel hislerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı ve yaşadığımız derin farkındalık anlarını buyur edip kucaklamamız lazım.

Aksi takdirde meditasyonumuzu korkuya dayalı, önceden belirlenmiş bazı beklentilerin çerçevesine sığdırmaya çalışırız. İstediğimiz pratik çözümü almak için yapmamız gerekenin beklentilerimizi değiştirmek olduğunu anlamayız. Örneğin rahatlayabilmek için aslında yapmamız gereken yaşadığımız derin bir duyguyu veya delice bir bedensel hissi daha da derinden yaşamak olabilir. Tam tersine meditasyon yaptığında sana sıkıcı, sıradan gelen deneyiminin içine iyice girmek de olabilir. Açıkçası bunu denemeden bilemezsin!

Olumlu bir bakış açısı benimsemeye niyet ettiğinde ve açık bir iç duruş sergilediğinde senin için gerçekten de iyi bir şeylerin olduğuna, olan şey beklentilerine hiç uymasa bile güvenebilirsin.

Bu içsel duruşu sergilediğinde güven duyabilmenin sebebi duruşunun meditasyonun temelinde yatan İlahı Aşk’ın kapısını aralaması. İlahi Aşk korkuya dayalı beklentileri açık bir sevgi sahasına dönüştürebilen bir şey. Aşk da daha pek çok kapıları açar, ışığını yayabildiğince yayıp günlük hayatında istediğin, gerçekten ihtiyaç duyduğun o büyük değişimleri yapabilmene aracı olur.

İlahi Aşk seni meditasyona hiçbir bilmeden, hiçbir şeyi kontrol etmek zorunda olmadan ve o anda karşına çıkan her ne ise onun içine derinlemesine girebilmeni sağlayan bir aşk. O anda ağlıyor ya da sessizliğe gömülmüş olabilirsin, bunu da derin bir öfke takip edebilir. Aşk teslimkar dalgalarıyla doğan tüm bu duyguları içeri buyur eder ve bunun sonucunda da kaotik, mükemmel olmadığı için mükemmel olan ve derinlemesine kişisel bir meditasyon çeşidi ortaya çıkar.

Meditasyona başlamadan önce kendine iki niyet bellemeni ve bu niyetlerinin üstüne birkaç dakikalığına düşünmeni tavsiye ederim.

Niyetlerinden biri günlük hayatından ne istediğin üstüne olsun, öteki ise yaşadığın tüm duyguları yaşamana derin bir masumiyet ve teslimiyet sergileyerek izin vermek, böylece de aşkın kendisini benimsemek olsun. Bunu yaptıktan sonra meditasyonuna kendini bırakabilirsin. Bu noktadan sonra yaşadığın tüm duyguları mükemmel bir güvenle karşılamak, farkındalığının bir parçası olmak zorunda.

Bu iç duruşu benimsemeyi denedikçe zaman içinde hayatın bir aşk kutlaması olduğunu, ihtiyacın olan tek şeyin korku temelli, hikâyelerimizi korumaya çalışan beklentilerinden oluşan kalkanını yere koymak olduğunu göreceksin. Aşk aslında düşüncelerimizin, duygularımızın, hatta bedensel hislerimizle derin farkındalık yaşadığımız anların daima bir parçası. Aşk çılgın, özgür ve beklentilerinden çok daha farklı bir şey olabilir.

Sevgiler,

Jack Childs

Spiritual Healer

www.goldenmotherhealing.com


Bir cevap yazın