Zor Zamanlarda Şükran Duymanın Önemi

Hayat daima değişmekte ve şekilden şekle girmekte. Bir gün bulutların üstünde uçuyoruzdur, olabildiğince tasasız ve mutluyuzdur. Ertesi gün bir bakmışız tasalarımız, endişelerimiz ve korkularımız biri yere zincirlemiş. Belki hiç beklemediğimiz ekonomik sıkıntılarla karşılaşmışızdır. Belki okulda dalımızı değiştirmeyi ya da okulu bırakmayı düşünüyoruzdur. Belki bir sevdiğimizi kaybetmişizdir ve bununla nasıl baş edeceğimizi bilemiyoruzdur. Yaşadıklarımızın bizi boğmasına izin verirsek kısa sürede suyun dibini boylarız. İçinde olduğumuz durumların dünyamızı tanımlayıp bakış açımızı değiştirmelerine izin vermek çok kolay: Başım büyük belada. Bunu asla atlatamayacağım, diye düşünmek de.

Paniğimizin bizi alıp götürmesine izin verdikçe benzeri düşünceler üretmeye devam ederiz. Sonunda öyle kötü hissetmeye başlarız ki hiçbir şey yapamaz oluruz. Ancak işlerin ille böyle gelişmesi gerekmiyor. Kendimize şükran duymayı hatırlatır, bunu bir pratik haline getirirsek daha mutlu, huzurlu hayatlar sürdürebilir, zorlu durumlarla yüzleşebiliriz.

Karanlıkta Bir Işık

“Sahip olduklarını, olmadıklarını düşünerek kaçırma. Unutma ki şu anda sahip oldukların, bir zamanlar olmadıkların arasındaydı.”

Antik Yunanlı filozof Epicurus’un bu uyarısına hepimizin kulak vermesi gerekir, hele ki zorlu zamanlar geçiriyorsak. Kimimiz çok para kazanmanın hayalini kurarız ki rahat, elektrik faturasının ne kadar tutacağı hakkında endişelenmediğimiz hayatlar sürdürebilelim. Kimimiz sınavımızı geçebilmek için dışarıdan bir öğretmen tutabilmenin hayalini kurarız. Kimimizse bir erkek arkadaşımızın olduğu fantezisine kapılırız.

Hayalini kurduğumuz şeylerin upuzun bir listesini oturup rahatlıkla çıkarabiliriz. Ama sahip olmadıklarımıza odaklandıkça, sahip olduklarımızı görememeye başlarız. Para konusunda endişeye kapılıp sıcacık, güvenli bir evimizin ve iyi bir işimizin olduğuna şükretmeyi unuturuz. Sınavlarımız yüzünden strese girer, sırf okuyabildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu unuturuz. Bir kız arkadaş ya da erkek arkadaşın hayalini kurarken etrafımızı saran, bizi seven, ihtiyacımız olduğu anda yanımızda olmaya hazır ailemizi ve arkadaşlarımızı görmezden gelebiliriz.

Bu yüzden kendimize şükran duyacak çok şeyimiz olduğunu hatırlatmak zor zamanlarda bakış açımızı değiştirmemizi sağlayabilir. İşlerin sandığımız kadar iç karartıcı olmadığını fark etmemizi sağlayabilir. Karanlıkta bize yol gösterecek, bize güç verip bizi ısıtacak ışık zerreciklerini her zaman bulabiliriz. Böylece ne zannettiğimiz kadar güçsüz ne de düşündüğümüz kadar yalnız olduğumuzu görürüz.

“Sahip olduklarını, olmadıklarını düşünerek kaçırma. Unutma ki şu anda sahip oldukların, bir zamanlar olmadıkların arasındaydı.”

– EPICURUS

Yeni Durumlara Uyum Sağlamak

Biz insanlar aslında her duruma uyum sağlayabiliriz. Yeni, kötü bir durumla karşılaştığımzıda ilk tepkimiz direnç göstermek olur. Ama zaman içinde ona uyum sağlayabilir, ondan öğreneceklerimizi öğrenip yeni mutluluk kaynakları keşfedebilir, geleceğe umut ve iyimserlikle bakabiliriz. Ancak bunu yapabilmek için şükran duymayı bilmemiz gerek.

Farz et ki bir trafik kazası geçirdin. Hayatta kaldın ama bacaklarını kaybettin. Senin için çok korkutucu, hiç bilmediğin bir gerçeklikle karşı karşıyasın. Başta korkup sinirleneceksin. Ancak zaman içinde yeni durumuna uyum sağlayacaksın. Hatta bir süre sonra göreceksin ki gayet mutlu bir hayat sürdürüyorsun. Yüzleşeceğin engelleri aşacaksın, hatta belki kendine yeni engeller ve hedefler belleyeceksin. Tıpkı ABD engelli Olimpiyatlarına katılan, 6 yaşında bacaklarını kaybeden Chelsea McClammer gibi.

Herkes, her gün çok çeşitli engeller aşmakta. Aynısını sen de yapabilirsin. Ama bunun için içinde olduğumuz durumu öfkelenmek yerine kabul edebilmemiz, sahip olmadıklarımıza odaklanmak yerine olduklarımıza odaklanmamız ve hayatta yolumuza devam etmemiz gerekir.

Şükran Pozitif Duyguları Nasıl Uyandırır?

Şükran duymak hayatta gördüğümüz iyilikleri takdir etmektir. Bizim için gerçekten paha biçilmez olan anılarımızı hatırlamaktır. Geçmişimize şükran duymaktır. Hayatta nelerin önemli olduğunu görüp bunların kıymetini bilmektir. Bunları kendimize hatırlatmak içimizde sevgi, umut, gurur, neşe ve rahatlama gibi pozitif duygular uyandırır. Uyandırdığımız bu duygular geçici olabilirler ama etkileri kalıcıdır. Bu duyguların etkileri yavaş yavaş birikir ve aklımıza yerleşerek bakış açımızı değiştirmemizi sağlar. Dahası, yaşadığımız olumlu duygular gün içinde benzeri duygular yaşamamıza vesile olur. Bir süre sonra karanlık bulutlar yerine bulutların ardından bize göz kırpan güneşi görmeye başlarız. Bu problemlerimizi görmezden gelmeye başlarız demek değil ama onların günümüzün, hayatımızın ve benliğimizin tamamını oluşturmadıklarını fark ederiz. Kötümser bakış açımızın üstümüze bir battaniye gibi örtülüp tüm enerjimizi almasına mâni oluruz.

Şükran duymak, bir yandan yaşadığımız kıskançlık ya da imrenme gibi olumsuz duyguları da azaltır. Hayattaki olumlu şeylere odaklanmaya başladığımızda sahip olmadığımız şeyleri daha çok ister ve arzularız. Odak noktamız değiştikçe, duygularımız da değişir. Eğer yeni bir iş arıyorsak işte terfi eden arkadaşımıza vereceğimiz ilk tepki “Keşke bu ben olsaydım,” olmaz. Matematik sınavından daha iyi not almak istiyorsak, bizden iyi not alan arkadaşımıza öfkelenmeyiz. Aksine her iki durumda da arkadaşlarımız adına seviniriz. Çünkü kendimizi arkadaşlarımızla ve başkalarıyla kıyaslamayı kesip kendimize odaklanmaya başlarız. Bu sayede de hem kendimizle hem de sevdiğimiz insalarla daha iyi, sağlıklı ilişkiler kurabiliriz.

Şükranı Hayatımın Bir Parçası Haline Nasıl Getirebilirim?

Şükran çoğu insan için bir refleks değil. Tam aksine şükran zaman içinde, düzenli alıştırma yaparak geliştirebileceğimiz bir yetenek. Peki nasıl şükran pratiği yapabiliriz? Örneğin birine kısa bir teşekkür mektubu yazabiliriz. Not yazacak vaktimiz yoksa aklımızda onlara kısa teşekkür etmek iyi bir ilk adım olabilir. Bu ilk adım bize bir an duraklayıp şükran duymamız gerektiğinin hatırlatarak odak noktamızı değiştirmemizi sağlayabilir.

Bir günlük tutup geçmişte ve şu anda şükran duyduğumuz şeyleri yazmak, bunlar üstüne meditasyon yapmak, hatta dua etmek de aynı amaca hizmet edebilir. Hayatımızda görmezden geliyor olabileceğimiz küçük mutlulukları yeniden keşfetmek başta bizim için çok zor olabilir. O yüzden işe ufak keşiflerle başlamakta fayda var. Ancak biz kazmaya, aramaya devam ettikçe, gitgide daha fazla mutluluk ve umut kaynağı bulacak ve bakış açımızı gitgide daha çok değiştireceğizdir.

Bir cevap yazın