Zor Zamanlarda Şükran Duymanın Önemi

Hayat daima şekil değiştiriyor… Bir gün bulutların üstünde, olabildiğince tasasız, mutlu iken; ertesi gün bi bakmışsın, tasaların, endişelerin ve korkuların seni yere zincirlemiş. Beklemediğimiz bazı ekonomik sıkıntılarla baş ediyor, belki okuduğun bölümü değiştirmeyi ya da eğitimini bırakmayı dahi düşünüyor olabilirsin. Sevdiğin birini kaybetmiş, ve bununla nasıl baş edeceğini bilemiyor da olabilirsin. Yaşadıklarının, suyun dibine çekiliyormuş gibi hissettirebilir. İçinde olduğun durumların bakış açını yönlendirmesi ve sana “Başım şu an gerçekten büyük belada.” veya “Bunu asla atlatamayacağım sanırım” diye düşündürtmesi, oldukça kolay…

Paniğin bizi alıp götürmesine izin verdiğimizde, zihnimiz benzeri düşünceler üretmeye devam ediyor. Bu sürecin sonu, bize öyle kötü hissettirebiliyor ki, hiçbir şey yapamaz hale gelebiliyoruz. Peki işler her zaman böyle mi gelişmeli? Şükran duymayı hatırlayıp, bunu bir pratiğe dönüştürürsen daha mutlu, huzurlu bir hayat sürebilir, zorlu durumlarla kolaylıkla yüzleşebilirsin.

Karanlıkta bir ışık

“Sahip olmadıklarını düşünerek, olduklarını kaçırma. Unutma ki şu anda sahip oldukların, bir zamanlar olmadıkların arasındaydı.”

Antik Yunanlı filozof Epicurus’un bu uyarısına hepimizin kulak vermesi gerekir, hele ki zorlu zamanlar geçiriyorsak. Kimimiz elektrik faturası ne kadar gelecek diye endişelenmediğimiz bir hayatın, sınavı geçebilmek için özel dersler alabilmenin, ya da hayatı paylaşacak bir partnerin hayalini kurarız.

Bunların uzun bir listesini elbette ki çıkarabiliriz. Sahip olmadıklarımıza odaklandığımızdaysa, çoktan hayatımızda var olan alanları, olguları, sahip olduklarımızı görememeye başlarız. Örneğin para konusunda endişeye kapılıp, güvenli bir evimizin ve iyi bir işimizin olduğuna şükretmeyi unutabiliriz. Sınavlardan doalyı girdiğimiz stres, bize eğitim görebiliyor olmanın değerini unutturabilir. Bir partnerin hayalini kurarken, bizi seven, ihtiyacımız olduğu anda orada olmaya hazır ailemizi ve arkadaşlarımızı görmezden gelebiliriz.

Bu yüzden şükran duyulacak noktaların var olduğunu kendimize hatırlatmak zor zamanlarda bakış açımızı değiştirebilir. Ve herşeyi iç karartıcı bir bakışla görmenin, alışkanlık olduğunu fark etmemizi sağlayabilir. Karanlıkta bize yol gösterecek, güç verip bizi ısıtacak ışığı her zaman bulabiliriz. Aslında ne zannettiğimiz kadar güçsüz, ne de düşündüğümüz kadar yalnızız…

“Sahip olduklarını, olmadıklarını düşünerek kaçırma. Unutma ki şu anda sahip oldukların, bir zamanlar olmadıkların arasındaydı.”

– EPICURUS

Yeni durumlara uyum sağlamak

Her duruma uyum sağlamamız mümkün. Olumsuz bir durumla karşılaştığımızda ilk tepkimiz bu duruma direnç göstermek olabilir. Ama zaman içinde duruma uyum sağlayarak ondan birşeyler öğrenip, yeni mutluluk kaynaklarını keşfedebiliriz. Böylece gelecek, umut ve iyimserlikle bakabileceğimiz bir alana dönüşür. Süreci başlatan güç ise, şükrandır.

Düşün ki bir trafik kazası geçirdin. Hayatta kaldın ama bacaklarını kaybettin. Senin için çok korkutucu; hiç bilmediğin bir gerçeklikle karşı karşıyasın. Başta korkup sinirlenebilirsin. Ancak zamanla bu duruma uyum sağlayacaksın, hayatta kaldığın için şükredecek, ve bir süre sonra mutluluğu burada bulacaksın. Engelleri aşacak, hatta kendine yeni hedefler belirleyeceksin. Tıpkı ABD Engelli Olimpiyatlarına katılan, 6 yaşında bacaklarını kaybeden Chelsea McClammer gibi.

Herkes, her gün çok çeşitli engeller aşıyor. Aynısını sen de yapabilirsin. Sahip olmadıklarındansa, olduklarına odaklanmak, her zaman daha sağlıklı olan seçenektir.

Şükran pozitif duyguları nasıl uyandırır?

Şükran duymak geçmişte, şu anda ve gelecekte sahip olduklarımızı ve olacaklarımızı takdir etmektir. Hayatta nelerin önemli olduğunu görüp bütün o alanların kıymetini bilmektir. Bunları kendimize hatırlatmak, içimizde sevgi, umut, gurur, neşe ve rahatlama gibi pozitif duygular uyandırır. Uyandırdığımız bu duygular geçici olabilir, ama benliğimizde kalıcı etki bırakır. Yavaş yavaş yerleşen bu olumlamalar, düşünce yapımızı değiştirir ve bakış açımızı dönüştürür. Dahası, yaşadığımız olumlu duygular gün içinde benzeri duyguları çoğaltmamızı sağlar. Bir süre sonra karanlık bulutlar yerine, onların ardından bize göz kırpan güneşi görmeye başlarız. Bu, problemlerimizi görmezden gelmeye başladığımızı göstermez, tam tersine, onların artık hayatımızın, benliğimizin tamamını oluşturmadığının farkına varmışızdır. Böylece olumsuz bakış açımızın üstümüze bir battaniye gibi örtülüp, enerjimizi azalttığının da bilincinde oluruz.

Aynı zamanda şükran pratiğiyle, yaşadığımız kıskançlık ya da imrenme gibi olumsuz duyguları da azaltmamız mümkün. Olumlu şeylere odaklanmaya başladığımızda sahip olmadıklarımıza karşı daha az arzu duyar hale geliriz. Odak noktamız değiştikçe, duygularımız da onunla birlikte dönüşür. Terfi alan arkadaşımıza vereceğimiz ilk tepki “Keşke onun yerinde olsaydım,” olmaz. Veya odağımız, sınavdan alacağımız en yüksek notu almaksa, bizden iyi not alan arkadaşımıza karşı içimizde sinirli bir his oluşmaz. Aksine, onlar adına mutlu oluruz. Çünkü kendimizi, çevremizdekilerle kıyaslamayı bırakıp, kendi içimize yönelmişizdir… Bu sayede, sevdiklerimizle ve sevmediklerimizle dahi, sağlıklı ilişkiler kurabiliriz.

Şükranı hayatın parçası haline getirmek

Şükran çoğu insan için bir refleks gibi işlemiyor. Zaman içinde ve düzenli alıştırma ile şükran yeteneğimizi geliştirebiliriz. Peki nasıl şükran pratiği yapabiliriz? Örneğin birine kısa bir teşekkür mektubu yazabiliriz. Buna vaktimiz yoksa, ilk olarak ona, zihnimizden kısa bir teşekkür etmek iletebiliriz. Bu bize, bütün akışta, bir an duraklayıp şükran duymanın mümkün olduğunu gösterebilir.

Bir günlük tutup, şükran duyduğun şeyleri yazmak, üzerine meditasyon çalışmaları yapmak, bizim için çok faydalı olacaktır. Hayatında görmezden geliyor olabileceğin küçük mutlulukları yeniden keşfetmek yolculuğa başlarken zor olabilir. Ufak keşiflerle başlamak, daha büyükleri için yolunu aydınlatacaktır. Kazmaya, aramaya devam ettikçe, tahmin ettiğinden çok daha fazla mutluluk kaynağı, görünür hale gelecektir. Bu sayede zamanla bakış açın da değişecek ve bu da sana karamsarlığa kapılmadan zor zamanları atlatmanda daha çok yardım edecektir.

Bir cevap yazın