Kronotip Testi: Kendini Daha İyi Anlamak & Daha İyi Uyumak

Sabahları erken kalkmayı mı seversin yoksa geçe kadar uyumayı mı? Bu soru sana önemsiz gelmiş olabilir ama aslında hiç de değil. Günlük aktivitelerimizle ve uykumuzla olan ilişkimiz sabah insanı mı, gece kuşu mu olduğumuza göre çok değişir. Gel kronotipin ne demek olduğunu ve günlük programını nasıl değiştirip günlerinin keyfini daha çok çıkarabileceğini, nasıl bebek gibi uyuyabileceğini birlikte keşfedelim.

Kronotip ne demek?

Kronotip dediğimiz şey sabah, öğlen ya da akşam aktif ve verimli olabilme yetin olarak tanımlanabilir. Yani sabahları aksi oluyorsan sana “Ben sabah insanı değilim,” dedirten şey. Tabi kronotip sırf bundan ibaret değil. Kronotipin bize senin için en doğru kalkma ve yatma saatlerinin ne olduğunu, günün farklı noktalarında iştahının nasıl olduğunu, çalışırken en yüksek konsantrasyon seviyene ne zaman ulaşabileceğini ve çok daha fazlasını söyleyebilir. Başka bir deyişle kronotipin sana özel bir saat. 

Kronotipimizi belirleyen tek şey biyolojik yapımız değildir. Genetik, psikolojik ve çevresel faktörler de kronotipimizi belirlemede devreye girer. Bu yaşam stilimizin kronotipimizi belirlediği anlamına gelse de kronotipimiz hayatımız boyunca aslında aşağı yukarı aynı kalır. Bu evrim geçiremez demek değil: Mesela pek çok kişi yaşlandıkça daha erken kalkmaya başlar. Ancak evrim çok yavaş ilerleyen bir süreç olduğundan kronotipimiz çok da radikal bir değişime uğramaz. Kendimizi bize uymayan saatlerde verimli olmaya zorlamak yerine hayatımızı kronotipimize göre planlamanın çok daha akıllıca olacağını söylememize aslında gerek bile yok. Eğer uyku problemi çekiyorsan sana birazcık araştırma yapmanı tavsiye ederim: Kronotip günlük rutinini değiştirmek ve daha iyi uyumak için tam ihtiyacın olan şey olabilir. 

Amerika’da “uyku doktoru” olarak bilinen klinik psikolog Michael Breus organizmaların biyolojik ritimlerini inceleyen krono-biyoloji dalında uzman. Kendisi ileri seviyede araştırmalar yaptıktan sonra herkesin kendi kronotipini belirleyebilmesini sağlayan sorulardan oluşan bir test buldu. 

Sabah insanı ya da gece kuşu olmak – Kendimizi tanımak

Meğer gerçekten de böyle bir şey varmış: Kimimiz gerçekten sabah insanıyızdır, kimimizse gece kuşu. Kimimiz daha çabuk adapte olabildiğimizden kornotipimiz siyah-beyaz değildir; kimimizinse gün içinde nelerin daha iyi hissetmemizi sağladığını belirleyen birtakım karakteristikleri vardır. Sonuç olarak kronotipimizi bilmek kendimizi daha iyi tanımamızı sağlayabileceği gibi “Erken kalkan çok yol alır,” efsanesini de yalanlıyor. İtiraf etmeliyim ki bu atasözü benim gibi sabahın köründe uyanmayı hiç sevmeyen insanları sinir eder. Sabah gözlerimi araladığımda aklımdan ilk geçen şey dünya kadar altının dahi beni yataktan kaldıramayacağı olur. Şaka bir yana, biyolojik ritmimizi bilmek bize bizim için rahat olan zamanlarda verimli olabilme gücünü verir. Bu da verimliliğimizin yalnızca irademiz ve motivasyonumuzla alakalı olmadığını, aynı zamanda biyolojik saatimizle ilintili olduğunu, onun da kişiden kişiye değiştiğini gösterir. 

Kronotipimiz herkesin birbirinden ne kadar farklı olduğunu bir kere daha doğruluyor aslında. Dr. Breus kronotipleri dört farklı kategoriye ayırıp her birine onları rahat anlamamız için farklı hayvan isimleri vermişse de, aynı kategorilerdeki insanlar da aslında birebir aynı değil. Mesela Dr. Breus’in testine girdikten sonra bir sabah insanı (yani Dr. Breus’un tabiriyle bir aslan) olduğunu keşfetmiş ama onun nitelendirdiğinden daha geç saatte uyanmaya alışık olabilirsin. Buna karşın aslanın tarif edilen özelliklerine uyan yanların olabilir. Bu yüzden aslında bu dört kategori kendimizi daha iyi anlayıp günlük programımızı, biyolojik saatimize daha iyi uydurmamızı sağlayabilir. 

Kendi biyolojik ritmine saygılı ol

Günlük sorumluluklarımız genellikle bizi biyolojik doğamızın ihtiyaç duyduğunun tersine hareket etmeye zorlar. Eğer nüfusun bir kısmı (mesela %15-20’si) doğal olarak erken kalkmayı seviyorsa, geriye kalanlar günün ilk saatlerinde yapmaları gerekenlerle yüzleşmekte zorlanır. Neyse ki bedenlerimizin ihtiyaçlarıyla, günlük hayatlarımızın zorunlulukları arasında bir denge kurmamız mümkün. İşte sana kendi biyolojik ritmimize saygı duymamızın neden önemli olduğunu gösteren birkaç sebep: 

  • Daha iyi uyumak için! Nasıl bir kronotipin olduğunu fark edersen günlük programını daha iyi uyumanı sağlayacak şekilde yapabilirsin. Uyuyakalmakta zorlanıyorsan bu makalenin sonundaki testi yapınca kronotipinin ne olduğunu görüp sana yardımcı olabilecek tavsiyeler bulabilirsin.

  • Daha verimli çalışmak için. Sabah insanı mı yoksa gece kuşu mu olduğumuzu öğrenirsek gün içinde hangi saatlerde beynimizin daha verimli olacağını da görebiliriz. İş saatlerini değiştiremeyen insanlar çeşitli görevleri yerine getirdikleri saatleri değiştirebilirler. Mesela saat 15.00 ile 16.00 arasında pek verimli olmadıkları hissine kapılanlar (ve evet bu insanların da ait oldukları bir kategori var!) için en kolay işleri sabah bitirmek, daha zor işleri öğleden sonra 13.00-14.00’a bırakmak daha akıllıca olabilir. 
  • Daha sağlıklı beslenmek için. Önce de dediğimiz gibi hepimiz farklı bir ritimde yaşıyoruz. Kimimiz uyanır uyanmaz acıkmayız ki bu gayet normal. Kimimizse çok aç kalkarız. Önemli olan gün içinde bedenlerimizi dinleyip ihtiyaçlarını anlamak ve ona göre davranmak.

Kronotipinin ne olduğunu öğrenmenin kendi biyolojik saatini dinleyerek hayatında bir denge kurmak olduğunu anladın. Şimdi sıra Br. Breus’un testine girip kronotipinin ne olduğunu keşfetmeye geldi Bunun için buraya tıkla ve sonuçlarını bizimle paylaş! Söyle bakalım, sen hangi kategorideymişsin?

Çeviren: Zeynep Şen

Bir cevap yazın