Bu Yazıyı Okuduğu İçin Gözlerine Teşekkür Et

Şükran her geçen gün biraz daha hızlanan hayatın içinde hissetmeyi unuttuğumuz duygulardan biri… Onu tanıyor ve anımsıyoruz ancak varlığını ne kadar duyumsadığımız tartışılır. Gündelik koşturmaca arasında istediklerimiz gerçekleştiğinde dahi ne kadar yürekten teşekkür ediyoruz? Şükran duygusunun pratik ettikçe geliştirilebilir ve hayatlarımıza yayılabilir olduğunu ne sık unutuyoruz. Hele getirilerini…

Minnettarlık, şükran duymak, teşekkür etmek veya şükür etmek… İfade biçiminden bağımsız, içeriğe odaklanmak gerekiyor. İster inandığın bir varlığa, ister evrene, ister seni mutlu eden kişiye veya duruma sunabilirsin teşekkürünü. Mühim olan o duyguyu canlandırman, pekiştirmen ve hayatına yayılmasına müsaade etmen.

Şükran duymak son yıllarda pozitif psikolojinin ilgisini çeken konulardan biri oldu. Hatırlanıp canlı tutulmasının önemine de, bu ilgiyle gelen bilgiler vesile oldu. Bilimin söylediğine göre şükran duygusu psikolojik ve fizyolojik iyiliğe giden yolda çok etkili bir yapı taşı. Yürüdüğün yolların kenarına döşeyeceğin “teşekkürler” mutluluğuna ve iyi haline büyük katkı sağlıyor. Şükran hislerinin insanları daha olumlu, daha az bencil ve daha sabırlı yaptığı açıkça görünüyor. Ancak yapılan çalışmalar gösteriyor ki; farkındalıkla ve yürekten duyulan şükran duygusu; daha az fiziksel rahatsızlık yaşamayı, ikili ilişkilerde daha sağlıklı ve pozitif iletişim kurmayı, bireysel mutluluğu, geleceğe daha umutlu bakmayı sağlıyor.

Bunun en etkili, hızlı ve kalıcı yolu; ulaşılması en kolay kaynaklara yönelmek, yani duyularımıza.

İçgüdümüzü Neden Kapının Dışında Bıraktık?

Böyle güzel getirileri olan şükran aslında hepimizin içinde var. Sadece diğer soydaşları gibi ilgiye ihtiyaç duyuyor. Olumsuz gelişmelere odaklanmaya öyle meyilliyiz ki söylenmek, şükretmenin hep birkaç adım önüne geçiyor. Bir şeyi çok istiyor, çok diliyoruz ve gerçekleştiğinde sanki hep orada varmış gibi kıymetini bilmiyoruz. Yani varlığına çoğu zaman şükretmiyor, onu istediğimiz şiddette ona ilgi göstermiyoruz. Ancak o şeyle ilgili terslikler yaşandığında konu dilimizden düşmüyor. Üzerine saatlerce, günlerce konuşabiliyor, söylenmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Şükretmenin ne olduğunu bilmesine biliyoruz. O halde söylenmek bize daha mı kolay geliyor?

Şükran duygusunun kendisi; bilmek, farkında olmak ve takdir etmekle birliktelik halinde. Şükretmek için farkında olmamız gerek. Farkındalıkla şükretmekse, bize o duygunun kazanımlarını getirir. Sevdiğin kişiye sevgini dolu söyler gibi, şükran duyuşunu da içinden taşarcasına ifade edebilir misin?

Neler olduğunu bilmeli, farkındalıkla algılamalı ve onu takdir etmeliyiz.

Şükran Duygumu Nasıl Geliştiririm?

O halde bunu nasıl yapabiliriz? Şükran duygumuzu nasıl geliştirebiliriz? Bunun en etkili, hızlı ve kalıcı yolu ulaşılması en kolay kaynaklara yani duyularımıza yönelmek. Soluduğun nefes, kokladığın bir meyve, izlediğin gün batımı, içtiğin kahvenin tadı ve işittiğin bir kedi miyavlaması gündelik hayatında hemen hemen her gün tadımladığın anlar. Bunları duyumsadığının farkında olmazsan onlara teşekkür sunamazsın. Anda olman, anda farkındalıkla akman o şeyleri takdir edip kıymetlerini anlamanı sağlar. Kahveni yudumlayabilmen, çocuğunun gülümseyişini görebilmen, annenin sesini duyabilmen, tezgahta karşına çıkan o en sevdiğin meyveyi eline alıp dokunabilmen, burnuna uzatıp koklayabilmen ve hatta ağzına atıp tadabilmen bir teşekkürü hak ediyor…

Biraz Antrenmana Ne Dersin?

Farkındalığın temel gereksinim olduğu şükran duygusunu geliştirmek için üzerinde çalışmak gerektiğini söylemiştik. Bu çalışmaların adına belki “Şükran Antrenmanları” diyebiliriz. Tıpkı o sevdiğin meyvenin ilgiyle sulanıp beslenerek sana ulaşması gibi var olan her şeyin yeşerip büyümesi için ilgiye ihtiyacı vardır, duygularımızın da! Şükran içimizde bekliyor, hatırlanıp gün yüzüne çıkartılmak için.

  1. Kendine bir defter edin, sadece şükran duygunun yazacağın bir defter. Adına ister teşekkür defteri de, istersen kendin bir isim ver. Tasarım için sana bir öneri: Her sayfaya 3 ya da 5 yıl ver, defterinin büyüklüğüne göre. Örneğin 2019, 2020 ve 2021 için 12 Şubat aynı sayfada sıralı olsun, satır başlarına yılı yazabilirsin.  Her gece yatmadan önce geride kalan günden 3 an, 3 kişi ya da 3 durum seçip ona şükranlarını sunduğun yazını yaz, ait olduğu yılın bölümüne. Sonraki yıl 12 Şubat’ta yazacağın zaman, önceki yılı görmek ve gülümsemek keyifli oluyor.
  2. Bir şükran kavanozu oluştur. Şekline sen karar ver ama mümkünse büyük olsun, uzun soluklu olabilmesi için. Yine her gün, belki bu kez sadece 1 tane şükrettiğin o şeyi yaz ve at kavonozuna. Zor zamanlarda içinden rastgele bir “şükür hatırası“ seçip okumak yine sana iyi gelebilir.
  3. Güne şükrederek başla. Yataktan öylece kalkmadan önce; belki yanında uyuyan sevgilini, belki içeride mızmızlanan evladını, belki birazdan demleyeceğin çayın kokusunu kendine hatırlat ve teşekkür et her birine. Çocuğun sadece gülümsediğinde değil, ağladığında da kıymetini hissetmek atacağın büyük bir adım olacaktır.
  4. Alarm kur. Teknolojinin fırsatlarından faydalan ve elinin altındaki telefona her gün, nispeten uygun olduğun bir zaman dilimi için hatırlatıcı ayarla, “teşekkür alarmı“ olabilir adı. Böylece yapmakta olduğun her neyse onunla farkındalıkla kalacak ve varlığını derinlerde hissedip ona teşekkürlerini sunabileceksin. Şükür duygusunu önce veya sonrasında değil, tam da o anda dolu dolu yaşamak için iyi bir yol olabilir. Günlük rutinlerin çok netse, alarm saatini belirli aralıklarla değiştir, farklı güzelliklerin farkına var.
  5. Hatırlatıcı obje seç. Bu bir kolye ya da cüzdanına bırakabileceğin bir taş olabilir. Sevdiğin renkte, desende, baktığında içini açabilen ve mümkünse yeni satın aldığın bir şey olsun. Sadece amacıyla özdeşleşsin, her baktığında sana şükretmeyi hatırlatsın o esnada her ne yapıyorsan.

Pekiştirdikçe Yerleşecek, Kalmasına İzin Ver

Şükran antrenmanlarını kendi hayal dünyana göre geliştirebilir veya şekillendirebilirsin. İhtiyacın olan asıl şey onları bırakmamak. Öğrenme emareleri gösterdiğinde zihin tembelliğe yönelecek ve “bu kadarı kafi ben kaptım, tamam“ diyebilecektir. İradeni göstereceğin an burada başlıyor. Etkilerini görmeye başlaman seni daha da körüklesin, izin ver şükran duygusu hayatının her alanına yerleşsin ve kalıcı olsun. Yukarıdaki uygulamaları tekrarladıkça duygu pekişecek.  

4 yorum

Sema Şeker için bir cevap yazın Cevabı iptal et