Yeni Bir Akademik Döneme Hazır mısın?

Altı yedi yaşlarındasın, gece heyecandan gözüne uyku girmemiş. Hayaller kurarak yatakta dönüp durmuşsun. Sabah gözlerini açtığında karşında ütülenmiş okul formanı görüyorsun. Seni nelerin beklediğinden habersizsin, için kıpır kıpır. Çünkü bugün okulun ilk günü!

Çoğumuzun buna benzer anıları vardır. Tabii ki bu çocuksu heyecanın yanında birtakım can sıkıcı deneyimler de hatırlayabilirsin. Ebeveynlerinden ayrılıp tanımadığın insanların arasına girmek, hiç bilmediğin konular hakkında her gün yeni bir bilgi keşfetmek, hatta okuma yazmayı sıfırdan öğrenmek, okul müdürü ve öğretmen gibi yeni otoritelerle tanışmak bazen o heyecanı gölgede bırakabilir. Aslında üstünden yıllar geçse bile bir yetişkin olarak hâlâ çok benzer hisler içinde olabiliriz. Yeni bir döneme başlamak bizi heyecanlandırdığı kadar, barındırdığı belirsizlik ve sorumluluklarla bizde stres yaratabilir. 

Yaklaşık üç aylık bir yaz döneminden çıkıp sorumluluklarına dönme fikrinin sana ürkütücü geldiği oluyor mu?  Her sabah erkenden uyanmak, istediğin saatte istediğini yapamamak, zihnen ve bedenen yorulmak bu süreçte gözünde büyümeye başlamış olabilir. Aylardır sorumluluklarından uzakta, ailenle ve sevdiklerinle tatil yaparken bir anda okula ve eğitim odaklı bir rutine dönmek kulağa pek heves uyandırıcı gelmeyebilir. Tabii ki sen yaz dönemini uzun uzun tatil yaparak geçirmemiş de olabilirsin. Belki de staj yapmayı, çalışmayı, farklı eğitimler almayı ya da dinlenmeyi tercih ettin. 

Yaz mevsiminin rehavetinden çıkabilmek

Sen yaz tatilini nasıl değerlendirdin? Yaz mevsimi senin için tatil gibi geçmemiş dahi olsa yaz aylarının getirdiği bir rehavetin olduğunu söylemek çok yanlış olmayacaktır. Sorumluluklarının azalması ya da çevrende çok fazla kişinin tatilde olması konfor alanından çıkmanı kimi zaman zorlaştırır. Yapılması gerekenler gözünde gittikçe büyüyebilir ve her şeye sıfırdan başlamaya hazır hissetmeyebilirsin. Çoğumuzun hissettiği bu rehavet, uzun süre okula dair bir şey yapmadığını düşününce aslında beklenmedik bir durum değil. Ancak sanılanın aksine geri döndüğünde sıfırdan başlamış olmayacaksın. Spora biraz ara verdikten sonra geri döndüğün ilk günün nasıl zor geçtiğini düşün. İlk günleri atlattıktan sonra dinlenmiş bir beden ve zihinle performansının hızla geliştiğini fark etmişsindir. Çok benzer bir şekilde, tatilden çıkmak ve motivasyonunu geri kazanmak için kendine biraz zaman tanıman gerekli.  

Heyecan mı Stres mi?

Okula geri dönmeye kendini hazırlarken ne sıklıkla stresli hissediyorsun? Heyecan ve stres duygularının bedendeki fizyolojik ve psikolojik yansımaları çok benzerdir ve sıklıkla birbiriyle karıştırılır. Benzerliklerinin yanında ikisini birbirinden ayıran temel farklar var: Stres, olası bir tehlikeye karşı bizi hayatta tutmayı amaçlarken heyecan, olumlu bir sonucun beklentisiyle bizi harekete geçmeye hazırlar. Çok heyecan duyduğumuz bir konuda sunum yapmadan önce kalbimiz güm güm atar, ellerimiz soğuk soğuk terler ve elimiz ayağımıza dolaşır. Normalden fazla salgılanan adrenalin ve kortizol hormonları, içinde bulunduğumuz heyecanlı durumu stresli olarak algılamamıza sebep olabilir. Bu bilgiler ışığında kendine baktığında, yeni okul dönemi konusunda sence stresli misin yoksa sadece heyecan mı duyuyorsun? Çok stresli olduğunu hissettiğin zamanlarda bedenine dönüp nefesini dinleyebilir, kendine şu anda ne hissettiğini sorabilirsin. Kendini yargılamadan “Şu anda hissettiğim duygu stresten çok heyecana benziyor.” diyerek içinde bulunduğun süreçte daha olumlu çağrışımlara yönelebilirsin. 

Kısa ve küçük hedeflerle başla 

         Her zaman kendimizi dinleyebilmek ve stresli hissettiğimiz anlarda huzurla kalabilmek kolay değil. İşin içinden çıkamayacağını düşündüğün durumlarda kendine kısa ve küçük hedefler koymakla işe başlayabilirsin. Bunlar için kendi kendine uygulayabileceğin birkaç önerim var:        

Bedeninin saatiyle tanış 

İlk olarak uyku saatlerini bir rutine oturtmak için okulun başlamasını bekleme. Erkenden kalkmanı gerektirmeyecek bir okul olmayınca ve üstüne gündüz sıcaklarından olabildiğince kaçma isteği eklenince yaz dönemlerinde uyku vaktin çok geç saatlere kaymış olabilir. Yaz aylarının gece kuşu modundan çıkmak için okuldan önceki günü beklersen okulun ilk günlerinin çok da iyi geçmeyebileceğini tahmin edersin. Dinlenmiş ve enerjik bir başlangıçla bu yılı daha azimli ve dinamik geçirebilirsin. 

Yeni dönemde alacağın derslerin içeriklerine bak

Uzun zamandır ara verdiysen ilgi duyduğun alandan uzaklaşmış hissetmen çok doğal. Bu durum seni yanıltmasın. İnternette birkaç içeriğe göz attıktan sonra ilgin yavaş yavaş geri gelecektir ve böylece motivasyonun da artacaktır. Tıpkı az önce verdiğim spora geri dönüş örneğinde olduğu gibi, önemli olan kendini sıkmadan, keyif alarak bu süreci geçirmen. Ders içeriğinde karşılaşıp merak ettiğin bir konuyu ödev ya da sınav için değil, entelektüel merakını beslemek için araştırmayı seçebilirsin. Belki edindiğin yeni bakış açıları ya da ilginç bilgiler bir sonraki arkadaş ortamında keyifli bir tartışma konusu olabilir. 

Uzaktan eğitim konusunda buruk hissediyor musun? 

Önceki yıllardan çok farklı olarak bu yıl uzaktan eğitimle okula başlayacaksın. Eğer bu konuda buruk hissediyorsan yalnız değilsin. Okul kantininde, ders aralarında, yemekhanede arkadaşlarınla vakit geçiremeyeceğin için bu döneme başlamaya öncekiler kadar istekli olmayabilirsin. Haklısın, çoğumuzun ilk tercihi bu olmazdı. Ancak içinde bulunduğun bu durumu kabullenmek ve keyifli bir dönem geçirebilmek için hâlâ yapabileceklerin mevcut. 

Ekranların aranızda yarattığı mesafeyi azaltmak için arkadaşlarınla mini teneffüsler yapabilirsiniz. Kullandığın görüntülü konferans uygulamasına bağlanarak sanki okul binası önünde sohbet ediyormuş gibi çayını veya kahveni alıp arkadaşlarınla sohbet edebilirsin. Okul ve dersler dışında paylaşacağınız kişisel bilgiler ve gündelik sohbetlerle birbirinizi rahatlatabilirsiniz. Böylece okula ve arkadaşlarına daha yakın hissedebilirsin. Unutma ki senin kadar onlar da zorlanıyor. Bu dönemde yaşadığın zorlukları paylaşarak daha iyi hissetmekle kalmayacak, arkadaşlarına da duygusal olarak destek olacaksın. 

Gün içinde birkaç dakikalık görselleme teknikleriyle okulun en sevdiğin yerlerinde dolaştığını hayal edebilir; böylece evinin bir odasında, çalışma masanda derslere katılsan bile okuldaymışsın gibi hissedebilirsin. 

Yarını kucaklamadan önce dünle vedalaş 

Yaz sonu ve sonbahar başı çoğumuzun deneyimlediği bir diğer durum da yaz aylarını  verimsiz geçirdiğimizi düşünüp pişmanlık duymak. “Çok daha fazla kitap okuyabilir, film izleyebilir, spor yapabilirdim… “ Bu liste eminim uzar gider. Senin genelde “Keşke daha fazla bunu yapsaydım!” dediğin neler var? 

Giderek daha da rekabetçi olmak zorunda hissettiğimiz bu dünya düzeninde kendini başkalarıyla karşılaştırabilir ve sonucunda yetersiz hissedebilirsin. Yılbaşı, mezuniyet, okula dönüş gibi geçiş dönemlerinde ise geçtiğimiz dönemi değerlendirmek aslında hepimizin içinden geçtiği çok normal bir süreç. Zihnimiz, bu dönemi analiz edip bir sonraki dönemde daha iyi performans gösterebilmek, daha az kayıp ve daha çok kazanç için adeta yakın geçmişimizden veriler toplayarak dönem sonu raporu hazırlıyor gibi düşünebiliriz. Ancak zihin, bu raporu hazırlarken her zaman tarafsız ve makul olmayabilir. Kendimizi başkalarıyla karşılaştırdıkça yaygın bir yanılgıya düşer ve onların yapıp da bizim yapmadığımız şeyleri eksiklik olarak algılarız. Bu eksiklik duygusu o kadar yoğun gelir ki çoğunlukla başardıklarımızı ve şükran duyduğumuz, “iyi ki!” dediğimiz deneyimlerimizi gölgeler. 

Böyle durumlarda bir adım geri çekilip, durup düşünmeyi deneyebilirsin. Hayatın her yerinde daha özgür ve huzurlu bir alan sunan bilinçli farkındalık, bu süreçte de çok faydalı olacaktır. İyisiyle kötüsüyle geçen bir dönemle hesapları kapatırken kendini yargılamadan, suçlamadan değerlendirmen çok önemli. Yeni dönemin yaklaştığı bu süreçte bunları hissetmen çok doğal. “Keşke biraz daha spor yapsaydım, keşke biraz daha gezip daha çok kitap okusaydım, demeden edemiyorum; çünkü bir daha bu kadar boş vaktim olmayabilir!” gibi pişmanlık dolu düşünceleri yok etmek pek de kolay değil.  

Bu duygularını değiştirmeye çalışmadan, yalnızca bu düşüncelerin zihninden geçtiğinin farkına varmak bile tahmin ettiğinden daha fazla değişiklik yaratacak. Bir düşüncenin zihninde belirmesi onun gerçek olduğu anlamına gelmez; ona inanmayı, kapılıp gitmeyi ya da gitmemeyi seçebilirsin. Güzel anılarını isteyerek aklına getirmek sana iyi gelebilir. Eksik gördüğün ya da pişmanlık duyduğun anılarının sana kazandırdıklarını düşünmek yargılayıcı ve suçlayıcı tavırlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. 

Yaptıklarına ve yapmadıklarına onları iyi veya kötü olarak etiketlemeden bakmaya çalış. Geçtiğimiz birkaç aydaki “sen”i, yalnızca gözlemleyip her hâliyle kabul edebilir misin? 

Kapatmak üzere olduğun dönemin sendeki yansımalarını farkındalıkla karşıladıkça daha huzurlu hissedecek ve böylece yeni döneme eksiklerini kapatmaya çalışarak, yetersiz hissederek, panik hâlinde değil; sakin ve rahat bir biçimde, heyecanının tadına daha çok vararak başlayacaksın. 

Yeni okul dönemine dair neler sana heyecan veriyor? 

Yeni deneyimler ve başlangıçlar hepimizi heyecanlandırır. Artık sıra, yeni döneme dair seni heyecanlandıran ayrıntıları keşfetmekte. Bunu tamamen sana özel bir alan olarak düşünebilirsin. Kimseyle paylaşmak zorunda hissetmeden sana keyif veren ayrıntıları hatırlayıp not edebilirsin. Sadece bunları hatırlamak ve üzerine düşünmek bile yaşadığın keyifli anları genişletip hayatına yaymana yardımcı olacak. 

İçinde bulunduğumuz eylül ayı sonbaharı karşılamak için iyi bir zaman. Yaz sıcağından bunalmışken gelen bir sonbahar yağmuru, serin akşam rüzgârları, güneşin yakıcılığını gölgeleyen yumuşacık gri bulutlar… Sıcacık bir kahve demlemeye doğru mutfağa mı yöneldin yoksa? Çayını, kahveni alıp sevdiğin kitapların arasında kaybolmak, battaniyenin altında en sevdiğin dizi ve filmleri izleyerek günün yorgunluğunu atmak için sonbahar ayları biçilmiş kaftan!  

Okul arkadaşlarınla belki fiziksel olarak yan yana gelmeyeceksin, ama okulların açılmasıyla onlarla daha sık görüşeceksin. Yaz ayları boyunca iletişim hâlinde olsan bile artık seni arkadaşlarına bağlayan ortak bir alan var. Hakkında konuşabileceğiniz dersler, aklınıza takılanları sorabileceğiniz sınavlar, ödevler… Arkadaşlarınla görüntülü konuşarak bir yandan ders çalışabilir, arada sorular sorabilir ve ders çalışma sürecini daha keyifli bir hâle getirebilirsin. 

Son olarak, kimi zaman günlerinin rutin bir eylemler bütünü hâline gelmesi sıkıcı görünür. Ancak bu rutinleri hayatına nasıl kazandırdığın bu durumu tamamen değiştirebilir. Farkına varmaksızın her gününü aynı şeyleri yaparak ve sıkılmış bir ruh hâliyle geçirmek yerine, hayatındaki bu düzenin getirdiği huzuru ve rahatlığı keşfedebilirsin. Birçok araştırma her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanın ve aynı saatlerde yemek yemenin, bedenimizin stres seviyesinde düzenleyici bir etkisi olduğunu gösteriyor. Kendine, hoşuna gidebilecek keyifli rutinler oluşturarak şu anda gözünde büyüyen okul günlerinin tadına varabilirsin. 

Sonuç olarak, içinde bulunduğun geçiş döneminin dünyamızca deneyimlediğimiz zor bir zamana denk gelmesiyle normalden fazla stresli hissedebilirsin. Hissettiklerinin tamamen doğal olduğunu hatırla ve sana iyi gelebilecek yeni yöntemler ve bakış açılarını keşfetmekten korkma. Bazen sana neyin iyi geleceğini en iyi sen bilirsin ama kendi kendine bunu söylemek zor gelir. Yukarıda bahsettiklerimden yola çıkarak yeni bir akademik döneme başlayacak birine sen neler söylemek isterdin? Aklına güzel fikirler gelirse bizimle paylaşmaktan çekinme. 

Psikolog Sevim Sarıoğlu 

 Kaynaklar

Alotaibi, A. D., Alosaimi, F. M., Alajlan, A. A., & Bin Abdulrahman, K. A. (2020). The relationship between sleep quality, stress, and academic performance among medical students. Journal of family & community medicine, 27(1), 23–28. https://doi.org/10.4103/jfcm.JFCM_132_19 

Brooks, A. (2014). Get excited: Reappraising pre-performance anxiety as excitement. Journal Of Experimental Psychology: General, 143(3), 1144-1158. doi: 10.1037/a0035325

Bir cevap yazın