Meditasyona ilk başladığımızda bizi sakinleştirip rahatlıyor olabilir? Ama meditasyo sırf bir ağrı kesici mi yoksa daha fazlası mı?

Meditasyona ilk başlarken çoğumuz bu yanılsamaya kapılabiliyoruz. İlk meditasyon yaptığımızda fark ettiğimiz o sakinlik, rahatlık, gevşeme ve düşüncelerden birkaç saniye de olsa uzaklaşma tecrübesi, meditasyonu sadece bir ağrı kesici olarak anlamamıza yol açabilir. İlk başlarda bu amaçla kullansak bile, sürekli kullanımla meditasyonun gerçek gücünü açığa çıkarabiliriz!

İlk başladığımızda aklımız koşullanıyor. Stresli misin, hemen meditasyon yap. Uykusuz musun, meditasyon yap. İlişkide bir problemin mi var, hemen meditasyon yap. Bunlar çok güzel ve meditasyon nerede bize yardımcı oluyorsa, orada kullanmak gerçekten önemli.

Peki meditasyon sadece ağrı kesici mi? Aslında meditasyon bundan çok daha fazlası. Meditasyon uygulamasında işlenen farkındalık yargısızca, aktif şekilde gözlemlemek ve fark etmek anlamına geliyor. Düşüncelerimizi, duygularımızı, duyumlarımızı fark ediyoruz. Meditasyonda ise bu aktif gözlem yeteneğimizi geliştiriyor, kendimize bunu anlamak ve farkına varmak için zaman ayırıyoruz.

Zor zamanlarımızda bizi etkileyen düşüncelerimizi, duygularımızı gözlemleyebiliyor, onların farkında varıyor ve derine iniyoruz. Derine indikçe aslında bizi o durumda etkileyen bütün etkenlerin farkına varıyoruz. Gerçekten ne düşünüyorum? Ne hissediyorum? Ne duyuyorum? Bu duyguları neden hissediyorum? Şu anda neler düşünüyor zihnim? Hangi düşünceler gerçek, hangileri benim zihnimin eseri? Hangi döngüler içinde kısılıp kalıyorum?

Kendi hayatında zor duygular hissettiğin zamanları hatırla.

Sinirlendiğin, kıskandığın, ağladığın bir anı aklına getir. Aslında tüm çözümlerin daha derinde yattığını ve düşüncelerinin seni gölgelediğini fark edeceksin. Bu süreçte farkına vardıkça kendimizi tanıyoruz. Farkına vardıkça, bunların sadece birer düşünce olduğunu, çoğu zaman gerçek bile olmadığını görüyoruz. Yani yapılan nefes, beden tarama gibi egzersizler aslında bizi sadece günlük düşüncelerden koparmak amacıyla değil; zihnimizi şu anda tutabilmeyi öğrenmek, düşünce kaosunu yönetebilmek ve fark edebilmek için yapılıyor. Meditasyon ile şu anda olmayı, farkında olmayı öğrendikçe; ilk başta kolay duyguları sonra da zor duyguları yönetebiliriz.

Günlük hayatımızda meditasyonu bir alışkanlık haline getiremezsek zor zamanlarda etkileri görmek zorlaşabilir. Düşün, bir spor salonuna gidiyorsun ve ilk defa başladın. 5 kilogram ağırlıkları kaldırmak kolay geliyor fakat 55 kilo verildiğinde daha kasların hazır olmadığı için bu ağırlığın altında kalıyorsun.

İşte meditasyonun sürekliliği de burada ortaya çıkıyor.

Günlük meditasyon pratiği bizim zihin kaslarımızı, gözlem yeteneğimizi, farkındalığımızı artırmamıza ve bunu kalıcı hale getirmemize yardımcı oluyor. Böylece kendimizi daha iyi tanır, zor zamanlarda da yoğun duygular altında ezilmemeyi öğreniriz. Bu duyguları anlar, onların farkına varır ve yönetebiliriz.

Meditasyon yeri geldiğinde bir ağrı kesici olabilir ama buna ek olarak zihin kaslarımızı ne kadar sürekli çalıştırırsak o kadar güçleniriz. Böylece farklı durumlarda zihnimizi, düşüncelerimizi kontrol edebilir; bir o kadar hızlı ve sağlam çözümler elde edebiliriz.

1 Yorum

  • Bir süre öncesine kadar o kadar hızlıydıki herşey..Nefesim,zaman,tepkilerim..Hayayatı kaçırıyor bir türlü onu hissedemiyordum..Dahası kaygılar..obeisesiflik..
    Sonra meditasyonla tanıştım..Hayatın düğümleri çözüldü adeta..Ağır çekimde yaşıyorım ..sindire sindire
    Hiç bitmesin hep benimle olun☺☺

Bir cevap yazın