Hayat bir koşturma halinde geçiyor. Bu süreçte düşüncelerimizi kontrol edebilme yetisini çoktan körelttik ama yeniden kazanabiliriz. Kısa bir süreliğine de olsa, düşüncelerini tamamen kontrol edebildiğin bir zamanı hatırlıyor musun? Konsantrasyonunu ne kadar süreyle, nereye verebileceğine karar verebiliyor musun? Bunlar aslında meditasyona ve farkındalık pratiğine başlarken ilgimizi çeken ilk sorular.

Garip olan da şu, bu düşünce kontrol problemini etrafımızdaki herkes yaşıyor fakat herkes yaşadığı için normalleşmiş durumda!

Düşünceler, önüne geçemediğimiz bir bölünme ve çoğalma halindeler. Geçmiş ve gelecek ekseninde her an ‘yaptıklarım’ ve ‘yapacaklarım’ arasında iki gruba ayrılan düşünceler bizi şu anın gerçekliğine ve mutluluğuna varmaktan uzaklaştırıyor. Negatif düşünceleri gerçek sanmakta yetenekli olan zihin, mutlulukları görmek yerine eksikliklere odaklanıyor. Bunun sonucunda yemekte, yatakta, işte hep farklı hayaller içindeyiz. Zihnimiz hep daha iyisini ararken, geçmişteki sıkıntılarımızın çözümlerini gelecekteki hayali mutluluklarda arama eğilimindeyiz. Bu da bizde endişe, korku, stres, uykusuzluk gibi problemler olarak ortaya çıkıyor.

Bu döngüde ‘şimdi’ sadece geleceğe ulaşmadaki bir adım ve mutluluk hep bir zaman sonra.

Halbuki hayat tam da şu anda gerçekleşir. Tek gerçek olan an, şu an. Şimdiden başka bir zaman olmadı, olmayacak. Farkındalık egzersizleri ve meditasyonla kendimize zaman ayırarak; düşüncelerimize, duygularımıza ve duyumlarımıza odaklanarak şu anda kendimizin ve etrafımızın farkına varırız. Süreç bazen engebeli olsa da bu süreçten keyif yaratmayı öğrenir,  şu andaki güzelliklerin farkına varan ve geleceği hayallerde değil doğru planlarda yaşayan kişiler oluruz.

Şu ana geldiğinde artık geçmiş ve gelecek durma noktasına gelir. Şu andan keyif aldığında artık geçmişteki pişmanlıklar yakanı bırakır, gelecekteki bir mutluluk hali hayallerini süslemez. Mutluluk gelecekte değil, tam da şu anda, hayatın içinde.

Peki hiç hayal kurmamamız mı gerekiyor, geçmişi ve geleceği düşünmeyelim mi?

İnsan düşünerek ilerler. Geçmişi görür, ders alır ve geleceği planlar, uygulamaya geçer. Hayal etmeden o yere ulaşamayız ve hayal etmek çoğu adımın ilk başlangıcıdır. Fakat mutluluğu hayallerde aramaya başladığımızda, şu andaki hayatımızın farkına varmayıp, gelecekteki adımlarda mutluluğu aradığımızda sürekli bir acı çekme durumuna düşebiliriz. Kendi hayatının farkına varmayan, gerçekten neleri değiştirmesi gerektiğini veya nelerden mutlu olması gerektiğini bilemeyen insan sadece pişmanlıklar ve hayali gelecek düşünceleri arasında savrulur gider.

Şu anın bize sunduklarının nasıl farkına varabiliriz?

1)Kendini fark et.
Meditasyon yaparak kendine zaman ayır. Hislerini, düşüncelerini fark et. Sor kendine; şu an yaptığın şeylerde mutluluk var mı? Nelerde mutluluk var ve gün içinde gerçekten nelerde mutluluk yaratabilirsin? Yaşam bir ağırlık, zorluk olarak mı geçiyor senin için? Eğer böyle zorluklar varsa bunları nasıl değiştirebilirsin?

2)Düşüncelerinin farkına var.
İlk adım düşüncelerini fark etmek. Ne zaman kendini düşünceler ve hayaller içinde bulursan derin bir nefes al. 1 dakika boyunca nefesine odaklan ve kendini şu ana getir. Bulunduğun hayalin bir düşünce bulutu olduğunun farkına var ve asıl hayatın şu anda aktığını görmeye çalış.

3)Yaptığın aktivitelerde anda kal.
Yemek yerken yediğin yemeğin tadını hisset. Birini dinlerken dikkatin tamamen onda olsun. Ağaçların içinde yürürken o anın güzelliğini hisset. Ailenle veya arkadaşlarınla vakit geçirirken o anın tadına var, güzelliklerini gör. Kendi başına kaldığında kendinle olmanın mutluluğunu fark et.

Mutluluk o terfiyi alınca, daha fazla para kazanınca, daha iyi bir eve çıkınca, yeni bir araba alınca ya da hayatının aşkını bulunca gelen bir duygu olmasın. Mutluluk köşeyi dönünce karşına çıkan bir şey değil, şu anın olsun.

5 yorum

  • Çok güzel şahane bir kaostan çıkmama çok yardımı oluyor.Sağolun Var olun

  • berfin çağıl

    Bir psikolog adayı olarak , ilk önce kendimin bu düşüncelere sahip olması gerektiğini düşünüyorum . O kadar güzel ve o kadar moral verici yazıyorsunuz ki , düşüncelerimden sıyrılıp şu ana bunu okumaya odaklandığımı hissediyorum

  • Günüm güzelleşti, bugün daha az stresli, daha mutluyum. Teşekkürler

  • Dyt.Ahmet Sarı

    Teşekkür ederim paylaşımlarınız için . Okuması bile rahatlatıyor insanı farkına varabiliyorsun kendine yaptığın haksızlığın. Uygulayınca daha fazla yararının dokunacağına şimdiden inanıyor başarılarınızın drvamını diliyorum ..

  • Kelimelerinin anlamlarının sizi anlatmaya yetmediği noktada duruyor, harikalar yaratıyorsunuz. Teşekkür ederiz, herşey için.

Sema için bir cevap yazın Cevabı iptal et